|
Obezite Kontrolü
Obezite nedir?
Obezite yani şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesidir.
Gereğinden fazla besin aldığımızda ya da aldığımız besinlerin
oluşturduğu enerjinin yeteri kadar harcanmaması durumunda ,
vücudumuz fazlasını yağ olarak depolamaya başlar ve şişman
birisi oluruz
Obezitenin besinlerinizdeki temel öğelerle ilişkisi nedir?
Proteinler, vücudumuzun yapı taşlarıdır ve mutlaka
besinlermizde bulunması gerekir
Karbonhidratlar, vücudumuzun en çabuk enerji sağladığı besin
grubudur. Bu besinlerden aldığımız enerji, vücudumuzun tüm
işlevlerinde kullanılır ve çok çabuk tüketiriz. Ancak çok fazla
alındığında depolanır.
Yağlar ise, yine , vücudumuzun bazı işlevleri için gereken ama
sıklıkla gereksinimden çok daha fazla alınan, hem fazla kalori
içeren hem de çok zor sindirilip yakılabildiği için, kolaylıkla
depolanabilen besinlerdir.
Bu besinlerden gereksinimden daha fazla enerji, yani kalori
alınmışsak, süratle , vücudumuzda depolanmaya başlar. Depolanma
sıklıkla yağlarla yapılır. Bu da şişmanlığa giden yolu açar.
Obez-Şişman olup olmadığımızı nasıl belirleyebiliriz?
Şişmanlık için en yaygın kullanılan ölçümler, Beden Kitle
İndeksi ya da İngilizce adıyla "Body Mass Index" (BMI) ve bel
çevresi ölçümüdür. BMI, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine
(m²) bölünmesi ile hesaplanır.
Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır
Örneğin kilomuz 70 kg , boyumuz 1.60 metre olsun
Beden kitle İndeksimiz ; 70 / (1.60)²= 70 / 1.60 x 1.60 = 70 /
2.56 = 27.34 kg / m²'dir.
Çıkan değeri aşağıdaki tabloya göre değerlendirirsek fazla
kiloluyuz
! demektir
|
BMI değeri |
|
18.5 kg / m²'nin altında olanlar |
Zayıf |
|
18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar |
Normal kilolu |
|
25-29.9 kg / m² arasında olanlar |
Fazla kilolu |
|
30-39.9 kg / m² arasında olanlar |
Obez (şişman) |
|
40 kg / m²'nin üzerinde olanlar |
İleri derecede obez |
Vücudumuzdaki toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın
nerede biriktiğini bilmemiz daha önemlidir. Karnımızın
çevresinde yağ birikimi, kalçamız ve vücudumuzun diğer
bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık risklerine neden
olur. Bu risk için basit fakat doğru bir yöntem bel çevresi
ölçümüdür.
Bel çevresi ile şimanlığa bağlı hastalıklar için risk;
|
|
Artmış risk |
Yüksek risk |
|
Erkek |
> 94 cm |
> 102 cm |
|
Kadın |
> 80 cm |
> 88 cm |
Obezite -şişmanlık hastalık mıdır?
Eğer yukarıdaki hesaplamaya göre obez çıkıyorsak obezitenin
mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu da kabul
etmeliyiz çünkü obezite insan yaşamını kısaltır ve yaşam
kalitesini olumsuz yönde etkiler Kendimizle ilgili bu gerçeği
kabullenirsek ilk ve en doğru adımı atmış oluruz
Şişmanlık, vücudumuzda kalp ve damar sistemini, solunum
sistemini, hormonal sistemi ve sindirim sistemini etkiler ve
birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlar.
Aşırı kiloluysak; kalp hastalığı, şeker hastalığı,
hipertansiyon, inme, belirli tipte kanserler (rahim, meme,
prostat, kalın barsak,vb), dislipidemi, safra kesesi
hastalıkları, uykuda kısa süreli nefes kesilmesi ve diğer
solunumla ilgili sorunlar, eklem kireçlenmesi ,duygusal
gerginlik ve toplum tarafından dışlanma ,alay konusu olma gibi
çeşitli fiziksel ve psikolojik sorunlarla normal insanlardan çok
daha sık karşılaşacağız demektir
Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda,
bütün dünyada süratle artmakta ve bir salgın hastalık gibi
yayılmaktadır. Bu salgından ülkemiz de etkilenmektedir.
Ülkemizde kadınların yaklaşık üçte biri, erkeklerin da yaklaşık
beşte biri obez, yani şişmandır.
Şişmanlık nedenleri:
Şişmanlık nedenleri arasında aşırı beslenmeye bağlı
fazla enerji alımı, hareketsiz yaşantıdan dolayı azalmış enerji
tüketimi, ailesel yatkınlık, psikolojik stres, ekonomik
koşulların ve eğitim düzeyinin düşüklüğüne bağlı tek yönlü
beslenme yer almaktadır.
Şişmanlığın artmasının en muhtemel nedeni insanların
hareketsiz yaşam tarzı benimsemesi, genelde de zaman yada mekan
sorununu bahane edip egzersiz yapmamasıdır Hareketsiz yaşam
tarzı iki kat için bile asansör kullanmak, bakkala bile
arabayla gitmek, faturalarımızı telefon veya internet
kanalıyla ödemek, akşam yürüyüş yapmak yerine, muhtemelen buna
uygun alan olmaması bahanesiyle TV seyretmeyi tercih etmek gibi
farklı şekillerde açıklanabilir. Bunlar bizim fazladan aldığımız
kalorileri harcamamamıza neden olan durumlardır.
Şişman anne babalarının çocuklarının şişman olma
olasılığı %80 iken bu risk normal anne babaların çocuklarında
%15'tir.
Çeşitli ilaçlar da şişmanlık oluşumunda rol alabilirler.
Bu ilaçlar arasında;
glikokortikosteroidler, insülin, ,antidepresanlar, valproik asit
,antihipertansifler, hormon ilaçları...
Bazal Metabolizma(yani vücudumuzun rölantide çalışırken
harcadığı enerji) yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Bilimsel
veriler kadınlarda bu enerjinin 18 yaşından itibaren 10 yılda
bir %2 azaldığını göstermektedir. Kadınlar bu düşüş nedeniyle
günlük aldıkları besin maddeleri sabit kalsa bile her yıl
yaklaşık 0.4 kilogram almaktadırlar. Egzersiz yapılarak günlük
harcanan enerji miktarının artırılmasıyla bu durum bertaraf
edilebilir. Bu nedenle benim yaşım geçti, egzersiz neyime
anlayışını terk etmek, bunun yerine yaşım ilerledikçe kilomu
korumak için daha fazla egzersiz yapmalıyım anlayışı
benimsenmelidir.
Ne yesem yarıyor yakınması insana ilk başta kilolu olan
birinin bahanesi gibi görünmektedir. Ancak bu maalesef doğrudur.
Bazı kadınlar sıkı bir diyet yapmalarına rağmen
zayıflayamamaktadır. Nefsine hakim olamama ve tembellik,
şişmanlık gelişimini açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bazı
insanlar tümüyle sağlıklı olmalarına karşın bazal
metabolizmaları çok düşük olduğundan kolay kilo almakta, zor
kilo vermektedir. Bu sorunu çözmek için yapılması gereken bir
doktora başvurarak kilo alma sorununa neden olan tıbbi bir
durumun söz konusu olup olmadığının belirlenmesi ve gerekli
tedavinin alınması, bir sorun saptanmadığında ise günlük yapılan
hareket miktarının artırılmasıdır.
Şişman hastaların yaklaşık %25-30'unun depresyon ya da diğer
psikolojik sorunları vardır. Duygusal
gerginlik sıklıkla aşırı yeme ile ilişkilidir. Bu kişiler kısa
zaman dilimlerinde çok yemek yerler ve bunu yaparken de
kontrollerini kaybederler örneğin
Şimdi kendinize aşağıdaki soruları sorun ;
·
Sıkıldığımda moralimi düzeltmek için bir şeyler yiyormuyum?
·
Aç olmadığımda bile bir şeyler yiyormuyum?
·
Yemek yedikten sonra kendimi suçlu hissediyormuyum?.
·
Ben şişman biriyim. Bu genetik ve bunu değiştiremem diye
düşündüm mü?
·
Yemek, hayatın acı yönlerini hissetmememe yardımcı mı oluyor?
·
Sorunlarla yüzleşmemek için bir şeyler yiyormuyum?.
Yukarıdakilere verdiğiniz her evet yanıtını doktorunuzla
görüşmelisiniz.
Unutmayın!! Kilo vermek,vücudumuzun kontrolü ele
almakla mümkündür.
1.Adım. Kilonuzun sorumluluğunu üstlenin.
2. Adım. Hedefler belirleyin. Hedeflerinizin gerçekçi olması
önemlidir. Bu kararı doktorunuzla birlikte vermelisiniz.
Klinik araştırmalar kısa bir süre içinde fazla kilo vermenin
sağlıksız olduğunu ve verilen kiloların geri alındığını
göstermektedir. Bu nedenle, amacınız 6-8 aylık bir zaman dilimi
içinde kilonuzun %5 ila 10'unu vermek olmalıdır. Bu, haftada
250-500 g anlamına gelir. Fazla gibi görülmese de, klinik
çalışmalar %5 oranında bile kilo vermenin diyabet, hipertansiyon
ve kalp hastalığı riskini ve bu hastalıkların şiddetini belirgin
bir şekilde azalttığını göstermektedir.
3. Adım. Sağlıklı beslenin
a. Daha az yağ yiyin. Yağı azaltmak kaloriyi azaltır.
b. Her gün aldığınız kalori miktarını azar azar azaltın. Küçük
ve kabul edilebilir değişiklikler yaşamınızı kolaylaştıracaktır.
c. Her gün dengeli üç öğün yemek yiyin. Az sayıda, ancak miktar
olarak fazla yemek kilo almanıza yol açarken öğün atlamak kilo
kaybınızı azaltır. Sık sık hafif bir şeyler yemek kilo vermeyi
başlatır. Bu istisnasız herkes için geçerlidir.
4. Adım. Fiziksel aktivitenizi artırın
"Egzersiz yapmak için hiç zamanım yok. Zaten çok yorgunum."
Başarılı bir kilo verme programı için vazgeçilmez iki unsur,
alınan kalorinin azaltılması ve yakılan kalorinin
artırılmasıdır. Yakılan kaloriyi artırmanın tek yolu fiziksel
aktiviteyi artırmaktan geçer. Bu sayede vücudunuz "yağ
depolayıcı" özelliklerini bırakarak "yağ yakıcıya" dönüşür.
5. Adım: Programınızı iyi ayarlayın
Kilo verme programı uygularken günlük tutmaya başlayın ve
düzenli olarak not alın. Bu günlük, ilerlemenizi görmeniz
açısından size, yemek yeme özelliklerinizi ve fiziksel
aktivitenizi izlemesi açısından doktorunuza yardımcı olacaktır.
6. adım: Uzun vadede kilo verme
"Kilo vermek çok kolaydır. Zor olan ulaştığınız kiloyu
korumaktır."
Amacınız sadece kilo vermek değil, ulaştığınız kiloyu korumak ve
verdiğiniz kiloları geri almamak olmalıdır. Uygulamada en
zorlanacağınız kısım burası olacaktır.
Zayıflama programınızı yaşam boyu sürdürmenizi kolaylaştıracak
bazı basit öneriler
Yağ bakımından fakir, sebze, meyve ve hububat
bakımından zengin, dengeli bir diyetten oluşan beslenme programı
uygulamaya devam edin
Stresli olduğunuzda bir şeyler yemek yerine egzersiz
yapın. Stresinizi daha kolay yendiğinizi fark edeceksiniz. Akşam
yürüyüşü sizi rahatlatır ve uyumanıza yardımcı olur.
Amacınız her gün 30 dakika fiziksel aktivitede bulunmak
olmalıdır. Bu iş için ayıracak 30 dakikanız yoksa günde 3 kez 10
dakika bulabilirsiniz. Başlangıç aşamasında 30 dakika boyunca
spor yapmak gerçekten zor gelebilir, bu nedenle daha kısa bir
süre ile başlayabilirsiniz.
İdeal olanı her gün egzersiz yapmanızdır. Bu işten yarar
görmeniz için haftada en az üç gün spor yapmanız yeterlidir.
Doktorunuzla olan düzenli bağlantınızı sürdürün. Bunun
muayenehanede olması şart değildir, bir telefon görüşmesi de
yeterli olur. Bu, programınızı uzun süre uygulamanızı
kolaylaştıran önemli bir faktördür
Tek başınıza denemeyin. Ailenizden birilerini,
arkadaşlarınızı ikna edin ve onların sizin "kilo verme
programınızın" bir parçası olmasını sağlayın. Verdikleri destek
kilo verme isteğinizin sürekliliğini sağlayacaktır.

Merkezde Uygulanan Zayıflama Teknikleri
Obezite,aşırı kilo ve lokalize yağlar sağlığı ve görünümü
etkileyen genel problemlerdir.
Kilo ,enerji dengesi sadece iki yolla yapılmaktadır.
-Enerji alımını azaltmak(yemek miktarını azaltmak)
-Enerji tüketimini arttırmak,böylece metabolizmanın hızını ,kas
aktivitesini veya ısıyı arttırmak.
Zayıflama programları kişiye özel hazırlanmaktadır.Programlar
içerisinde obezite yöneticisi bir doktor ,her uygulamada ayrıca
bir doktor ,diyetisyenve hemşire hastayı birlikte takip eder.
Tedavi öncesinde yapılan vücut analizinin program oluşturmada
uzmanlara büyük katkısı vardır.Vücut analizinde,yağlı ve yağsız
kitle oranı,vücudun kalori ihtiyacı ve dağılımı sayısal ve
grafiksel olarak alınır.
Program içerisindeki elektrostimilasyon tedavisindeki kas
aktivitesi ,büyük oranlarda kalori yakarak ve vücut ısısını
yükselterek enerji tüketimini arttırmaktadır.
Bu egzersiz ,eforsuz gerçekleştirildiği için kalp
rahatsızlıkları olanlarda dahil herkesin uygulayabileceği bir
egzersizdir.Kullanıcı yorulmaz ,solunum ve kalp atışları artmaz
ve aşırı terleme görülmez.Tansiyon ve kalp problemi gibi risk
altında olanlar, bu tedaviden kaçınmalıdır.Bunun dışında tedavi
oldukça rahatlatıcı ve memnun edicidir.

İnfrared ve elektrotlar belirgin temiz bölgelerde
pozisyonlanabildiğinden ,zayıflama gereken bölgede başarı
sağlanır..
Programa dahil olan hastalara önerilen egzersiz,aerobik ,fitness
ve yürüyüş ,vücut formunun şekillenmesinde adale gruplarını
aktive edici hareketlerin yapılmasını sağlayarak programın
başarı oranını artırır.
|